
Basın Açıklaması: Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısını göreve davet ediyorum…
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısını göreve davet ediyorum…Devletin, kamunun olanaklarını kullanarak belediye işçilerinin sendikal hak ve özgürlükleriyle ilgili Anayasal ve yasal haklarını baskı ve tehditle ortadan kaldırmak, Kocaeli halkını
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısını göreve davet ediyorum…Devletin, kamunun olanaklarını kullanarak belediye işçilerinin sendikal hak ve özgürlükleriyle ilgili Anayasal ve yasal haklarını baskı ve tehditle ortadan kaldırmak, Kocaeli halkını “biz” ve “onlar” diye ikiye ayırarak, bölücülük yapmak Anayasal ve yasal suçtur.
Kamuoyunun bildiği gibi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde çalışan üyelerimiz Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Münir Karaloğlu ve ekibi tarafından oluşturulan yasadışı bir organizasyon tarafından Devletin olanakları ve Kamu gücü kullanılarak sendikamızdan istifaya zorlanmaktadır.
Alınterinden başka bir sermayesi olmayan, çoluğuna çocuğuna ekmek götürmekten başka bir gayesi olmayan, ekonomik anlamda zayıf bir işçiye “Önce Hizmet-İş, sonra İş” demek yasadışı olduğu gibi, hakkaniyete ve insaniyete aykırı bir davranıştır.
Bir yandan belediye işçisi, işyerinde sendika değiştirmesi için amirlerinden müdürlerinden baskı görürken, diğer yandan aynı işçi, Hizmet-İş’e üye olmak için belediyenin resmi plakalı araçlarıyla, Hizmet-İş bürolarına götürülmekte, bunlar yetmezmiş gibi birde orada güvenlik güçlerinin kontrolü altında Hizmet-İş’e üye yapılmaktadır.
Kocaeli kamuoyunun yakından gözlemlediği ve yerel basında yeralan tüm bu baskılar hukuk dışıdır, yasadışıdır.
Üyelerimizi baskı ve işten atma tehdidi ile istifaya zorlayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Münir Karaloğlu ve ekibi, bu baskıyı kendi inisiyatifi ile mi gerçekleştirmektedir? Yoksa tüm bu baskı ve tehdit, Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun verdiği emirlerle mi yapılmaktadır?
Yoksa daha önce Isparta’da, Samsun/İlkadım’da, Rize’de, Gaziantep/Şahinbey’de örneklerinde olduğu gibi Ankara’dan, Hizmet-İş eski Genel Başkanı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Hüseyin Tanrıverdi’nin talimat ve yönlendirmesiyle mi yapılmaktadır?
Bu soruların cevabını öğrenmek, hem Büyükşehir Belediyesinde toplu sözleşme imzalamış yetkili bir sendika olarak Belediye-İş’in, hem de Kocaeli’lerin en temel hakkıdır. Sendikamız, bu soruların cevabını alıncaya kadar ısrarla ve inatla bu soruları sormakta kararlıdır.
Devletin ve kamunun olanaklarını kullanarak belediye işçilerinin sendikal hak ve özgürlükleriyle ilgili Anayasal ve yasal haklarını baskı ve tehditle ortadan kaldırmak, Anayasal suçtur. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısını göreve davet ediyorum… Bu yasadışı uygulamayı durdurun…
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Münir Karaloğlu ve ekibinin taşeronluğunda; baskı, işten atma tehdidiyle örgütlenmeye çalışan bir “sendika” kim için çalışır? Böyle bir “sendika” işçi için mi çalışır, yoksa sahibine olan diyet borcunu ödemek için mi çalışır.
Buna ilişkin değerlendirmeyi, üyelerimizin ve Kocaeli kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Tüm baskı ve tehditlerin Belediye-İş’i yıldıramayacağını kamuoyuna bir kez göstermekte kararlıyız. Saygılarımla.
Nihat YURDAKUL
Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri
Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...








