
Basından-Kocaeli: Özü kaybettik
İşçiler Yürüyor
28 Nisan 2009 Tanju CILIZOĞLU www.kocaelidemokrat.com
Atılan sloganlar adrese vardığında “DÜŞÜNDÜRÜCÜ”.
İşçiler yürüyüş yolundan sloganlar atarak AKP il binasına siyah çelenk bırakmaya gidiyorlar.
Yürüdüğüm yan yolda olaydan memnun olanlarla, olmayanları izliyorum.
Yürüyüşe katılmayanların destekleyenleri ile karşı duranları hemen bakışlarından belli oluyor.
AKP'nin savunucuları atılan sloganlardan rahatsız. Özellikle de “ZULÜM” kelimesine tepkililer.
Ve bu tepkinin tek tesellisi yürüyenlerin sayısının azlığı.
Birini elinden tutuyorum.
“Para verilerek oy alınan bir demokrasi de parayı verir mitinge kalabalıklarda indirirsiniz. Bu neyi anlatır. Azı çoğu bırakın, bu yürüyenlerin ortaya koyduğu gerçek doğru mu, değil mi?” diyorum.
İlk çürük aklın tutunduğu ve sığındığı “BİLMİYORUZ” oluyor.
Bütün sorun da bilmemekte düğümleniyor. Bilmemek, masumiyet mi?
Yüce Kur'an buyurmamış mı?
“HİÇ BİLENLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”
Türkiye'de bilmeyenlerin “YAPTIKLARIYLA” “ATTIKLARI OYLARLA” demokrasi oynuyoruz.
Sen demokrasiye karşı mısın?
Asla değilim. Ama CEHALETE KARŞIYIM... ÖĞRENMEMEYE KARŞIYIM...
Allah'ın, kulu olmanın özü bize bahşedilen “aklımızı kullanmak” değil mi? Büyükşehir'de çalışan işçiler bir sabah işe gelmişler, amirleri, şefleri “Belediye-İş Sendikası'ndan istifa ederek Hizmet-İş'e geçeceksiniz, yoksa iş başı yapamazsınız” demişler.
Bunun adı ne? Ya sendikadan istifa eder bizim istediğimiz sendikaya geçersiniz, ya da işinize son verilir.
Bu teklifin bireyin özgürlüğü, demokrasi kişi hakları ile bir ilgisi var mı?
Gücü eline geçirenin böyle bir buyruk vermesi “ZULÜM” değil mi?
İşçiler de yürüyüşlerinde bu “ZULÜM”ü haykırıyorlar.
Peki inanmış kardeşlerimizin oylarıyla iktidar olanlar bilmiyorlar mı ki:
“ZALİMİN ZULMÜ VARSA, MAZLUMUN ALLAH'I VAR”
Bir yürüyüşün rahatsız ettiği vicdanların yürüyenlerin sayısına takılmaları düşünceyi anlamayı bırakmaları “ÖZÜ” kaybetmeleri değil mi?
Seçimi kazanmış bir kadronun ya da bir yetkilinin bu yaptığını akılla çözmek bulmak mümkün mü?
Beş yıl bu işçiler kendi sendikaların da durmuşlar ne olmuş.
Yapılan kurgu toplu sözleşmelerde işçiye hak ve zam vermemek mi?
Karaosmanoğlu kimin parasını, kimden kaçıracak...
Ya da emeğin hakkını vermemek kul ve Allah indinde vebal değil mi?
İşçiler yürüyor...
Olayı aklı sıra saptıranlarla tartanları görüyorum.
Görüyorum ki, bu tür eylemler toplumsal bilinci sağlıyor. Unutulanları anımsatıyor. Belliğimizi tazeliyor.
Karaosmanoğlu'nun son davranışını anlamakta zorluk çekiyorum.
Bu olay sendikal barışı bozmak, kendisinin ve partisinin aleyhine sloganlar atılarak yürüyüşleri sağlamak nasıl bir anlayışın ya da bilmediğim kavrayamadığım çözemediğim yararın ürünü.
Bir kazancın üstünde bu denli vahim hata yapmak...
Muhaliflerinize koz vermek.
Dünkü yürüyüş olmasa bu yazıyı yazacak mıydım?
“Özü” kaybetmeden düşünmek gerekmiyor mu?
Kazananlar birgün kaybettiklerinde “Özü”, bulurlar da iş işten geçer.

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...








