
Basın Açıklaması: KOCAELİ’DE, ZULÜM VE BİR DEMOKRASİ AYIBI YAŞANIYOR
Kocaeli’de sendikamız Belediye-İş üyeleri, Devletin olanakları ve Kamu gücü kullanılarak baskı ve tehditle sendikamızdan istifaya zorlanıyor.
Bu sürecin aktörleri, Hizmet-İş Onursal Genel Başkanı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve Genel Sekreter Münir Karaloğlu’dur.
Bugün Kocaeli’de yaşananlar, sadece Kocaeli’ye özgü değildir. Türkiye’de yaşanan benzer süreçlerin Kocaeli’ye yansımasıdır.
İktidar elindeki tüm siyasi ve bürokratik gücü kullanarak Türk-İş yerine, “bizim” dediği, “yandaş” konfederasyon Hak-İş’i getirmek istemektedir.
İktidar amacına ulaşmak için, Hak-İş ve bağlı sendikaları adeta bir silahşor gibi sahaya sürmekte, koruyup kollamaktadır.
Sendikamız Belediye-İş’in örgütlü olduğu, Isparta’da, Samsun/İlkadım’da Rize’de, Gaziantep/Şahinbey’de Uşak’ta, Kırşehir’de, Ankara/Gölbaşı’nda Antalya/Kepez’de ve Ankara/Elmadağ’da yaşanan budur. Üyelerimiz “önce iş, sonra Hizmet-İş” baskısıyla sendika değiştirmeye zorlanıştır.
Türk-İş’e bağlı Orman-İş’in başına gelen de budur. Binlerce orman işçisi Hak-İş’e bağlı bir “sendika”ya baskı ve sürgün tehditleri ile üye yapılmıştır.
Türk-İş’e bağlı Tek-Gıda-İş’in örgütlü olduğu ÇAY-KUR’da binlerce işçi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Hüseyin Tanrıverdi’nin yönlendirdiği bir operasyonla, sürgünle ve işten atma tehditleri ile “yandaş” Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş`e üye yaptırılmıştır. Amaç bellidir, amaç her türlü siyasi desteği vererek Hak-İş’i Türkiye’nin en büyük konfederasyon yapmaktır. Bunun için hukuk, adalet hakkaniyet ayaklar altına alınmaktadır.
Yaşanan tüm bu süreçlerden sonra “işçiler hür iradeleriyle sendikamıza geçtiler”, “biz kimseye zorla gelin demedik” ve “biz baskı yapmadık” benzeri açıklamalar, olsa olsa bu açıklamaları yapan kişilerin zekâ düzeyi hakkında kamuoyuna bilgi vermektedir.
Bu anlayış, “benden”, “onlardan” diye insanları sınıflandıran bir anlayıştır ve bölücüdür.
Bu anlayış, “ekmeğini biz veriyoruz, bizim dediğimizi yapacak” diyerek, çalışanları “açlıkla terbiye etmeye çalışan” çağdışı bir anlayıştır.
Bu anlayış, demokrasiyi bir araç olarak gören, kendilerine haksızlık yapıldığında demokrat, iktidara gelince diktatör olanların anlayıştır.
Belediye-İş, ülke koşullarını da gözeterek çalışanların alınterinin karşılığını almaları için evrensel sendikal ilkelerden taviz vermeden, çalışanların hak ve çıkarını koruyan, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti mücadelesini kararlı ve tutarlı bir şekilde sürdürmeye devam eden bir sendikadır. Bu İlkeli ve tutarlı duruş, Belediye-İş’i, Türkiye’nin en büyük sendikalarından biri haline getirmiştir.
Hiçbir güç Belediye-İş’i, ilkelerinden ve doğru bildiği yoldan ayıramayacaktır.
Bu vesile ile birlik, mücadele ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli hale geldiği bu günlerde eşit, özgür, demokratik, sosyal ve çağdaş bir Türkiye’de yaşamak umuduyla tüm emekçilerin 1 Mayıs’ı kutlu olsun. 29.04.2009
Belediye-İş Sendikası

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...








