
Basın-Bizim Kocaeli:Belediye işçisi ve kritik karar
Büyükşehir Belediyesi işçisinin karar verme süresi daralıyor. Yetki tespitinde başvuru tarihinden 120 gün öncesi baz alındığı için Büyükşehir işçisinin haklarına sahip çıkıp, çıkmama kararını 20 gün içinde vermesi ve buna göre kendisine bir sendika seçmesi gerekiyor.
Nuray ÖZTÜRK
Bizim Kocaeli
Büyükşehir Belediyesi işçisinin karar verme süresi daralıyor. Yetki tespitinde başvuru tarihinden 120 gün öncesi baz alındığı için Büyükşehir işçisinin haklarına sahip çıkıp, çıkmama kararını 20 gün içinde vermesi ve buna göre kendisine bir sendika seçmesi gerekiyor. İşçinin ne karar vereceğini hep birlikte göreceğiz. Ancak süreci sadece yetki meselesiyle sınırlamak, doğru değil. Çünkü bu süreç sadece sendikalar arası mücadele değil, aynı zamanda siyasi bir mücadeledir. Yöneten azınlık ile yönetilen çoğunluk arasında yüz yıllardır var olan iktidar mücadelesidir.
Dolayısıyla yönetenlerin sendikalarımıza müdahalesi, kendi güdümünde hiçbir şeye ses çıkarmayan sendikalar yaratma isteği iktidar mücadelelerinden ve bunu sağlamlaştırma isteğinden bağımsız düşünülemez. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde yaşananlar da tam da budur.
Yani Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sendikaya müdahalesi tek başına işçileri daha uzlaşmacı bir sendikaya geçirip belediyede rahat etme değil, aynı zamanda Türkiye genelinde yaşanacak işçi hak ve özgürlüklerinin gaspına karşı oluşacak işçi direnişlerini de kendi istedikleri seviyede tutabilme müdahalesidir.
Çok sıcak bir gelişmeyle somutlamak gerekirse, AKP hükümetinin alelacele meclisten geçirdiği ancak gelen tepkiler nedeniyle Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen, ‘kiralık işçi=kölelik düzeni’ meselesine karşı duruşu sergileyecek işçiler ve örgütlerinin istenmemesi nedeniyle planlı bir şekilde yürütülen bir süreçtir. Benzer şeylerin tüm kamu sektörlerinde yaşanıyor olması da genel bir operasyon olduğunu doğrular niteliktedir.
Ülke genelinde ve ilimizde işçi ve emekçiler çok ciddi sorunlarla karşı karşıya, işçi kiralanmasını yasallaştıran çalışma yaşamını tamamen kuralsızlaştıran, kıdem ve ihbar tazminatlarını ortadan kaldıran, sendikaları yok edecek bu yasa belki en önemlisi ama tek değil.
Bu nedenle Büyükşehir Belediyesi işçileri, hangi siyasi görüşten olursa olsun, üreten, emeğiyle geçinen insanlar olarak kendi hak ve çıkarlarını, kendisinden sonra gelecek işçi ve emekçilerin çıkarlarını korumak, kollamak zorundadır. Seçimini yaparken böyle bakarak yaparsa doğru karar verebilir.
İşten atılma ya da sürülme kaygısıyla gönülsüzde olsa sendika değiştiren belediye işçisini son dönemde yeni atılımlar gerçekleştiren belli rant çevreleri yanıltmamalıdır. Burada aslolan 90 gündür bu zulme karşı mücadele veren Belediye-İş’in kararlılığıdır. Diğer çevreler sadece kendi menfaatlerini düşünenlerden ibarettir ki bu işçi ve emekçinin menfaatleriyle değil, işverenin menfaatleriyle örtüşmektedir.
Açık ve net olarak şu söylenebilir, işveren tarafından yönetilen sendika değiştirme operasyonu ve bu operasyonun adresi olan Hizmet-İş Sendikası, kiralık işçi meselesiyle örneklediğim yukarıdaki sorunlara karşı, duruş sergileyemez. Çünkü Hizmet-İş’in mücadele birikimi, işveren yanlısı tutumu, uzlaşmacı çizgisi, hak gasplarına karşı eylemlilikler yerine piknik yapmayı tercih eden sendikal yapısı buna izin vermez.*
Hizmet-İş’in kurmayı planladığı 2. şube için başkan ve yönetim kurulu üyelerinin kim olacağı tartışmaları (İSU İşçme Suyu Koordinatörü İrfan Gün mü? Yoksa Büyükşehir Belediyesi eski Özel Kalem Müdürü şimdiki Antikkapı koordinatörü Veysel Özkaraaslan mı?) bu söylediklerimi tek başına ispatlamaya yeter de artar bile. Üye işçilerden çalışanlarımız diye bahseden, hizmet anlayışlarını açıklarken, ‘Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına işçilere en iyi hizmeti getireceklerini’ söyleyen bu zihniyetin başka türlü sendikacılık yapması mümkün değildir.
Sonuç olarak Büyükşehir Belediyesi işçileri, tüm bunları dikkate alarak karar vermeli ve bugünden itibaren sendikasının elinden tutarak onu daha ileriye taşımak için mücadele etmelidir.
*Hak-İş Başkanı Salim Uslu ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın da katıldığı Hizmet-İş Sendikası Marmara Temsilciler Kurulu Toplantısı’nda işçilerin neden sendika değiştirdiği açıklama gereği hissedilmiş, işçilerden birine sözde kendi yazdığı bir mektup okutulmuştu. Özetle mektup şunu diyordu; Biz sadece eylemlerde hatırlanmak, eylemlere gitmek istemiyoruz. Pikniklere de katılmak istiyoruz.
http://www.bizimkocaeli.com.tr/NurayOZTURK/1785/Belediyeiscisivekritikkarar.html
2009-07-14

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...







