
Basın-Demokrat Kocaeli:Bir sendika nasıl hizaya getirilir?
Ana gündem maddesi Kocaeli Demokrat'mış. Geldiğimiz noktada Hizmet-İş'in süreci kendi inisiyatifi ile sürdüremediğini bizim görmemiz ve yüksek sesle söylememiz nedeniyle kağıttan kuleler yıkıldı.
Adem TURGUT
Demokrat Kocaeli 15.07.2009
HİZMET-İş Sendikası dün basın toplanısı yapmış.
Biraz açalım.
Ana gündem maddesi Kocaeli Demokrat'mış. Geldiğimiz noktada Hizmet-İş'in süreci kendi inisiyatifi ile sürdüremediğini bizim görmemiz ve yüksek sesle söylememiz nedeniyle kağıttan kuleler yıkıldı.
Etekler tutuştu.
Günah keçisi kim olabilir?
Tabi ki medya...
Onlar da öyle yapmış.
Beni ve Erdal Sertel'i ve genel anlamda da gazetemizi hedef alarak ithamlarda bulunmuşlar.
Trajikomik olan ne biliyor musunuz, “Ben 2. şubenize kimi atayacaksınız niyetiniz ne?” diye sorduğumda İrfan Gün'den gözlerini kaçıranlar, tarih olarak her şeyin biteceği 3 Ağustos'u gösterenler; şimdi İrfan'ı hemen atayacaklarını söylüyor.
Ne değişti?
Söyliyeyim çünkü biz “Kral Çıplak” dedik. “Burada yanlış şeyler oluyor, işveren istemediği için atayamıyorlar” dedik.
Dayanamadılar, doğru yola geldiler.
Doğrusu gururlandım. Koskoca bir sendikayı işveren istemediği için kendisine destek olan bir ismi atayamama rezaletinden kurtardık.
Yazmasak emin olun atamazlardı, atayamazlardı.
Hizaya geldiler.
Hesapları başkaydı.
En azından işverenin hesabı başkaydı.
Hizmet-İş de işverenin hesaplarıyla hareket etme durumuna gelmişti. Sayemizde bu sınıfsal rezaletten kurtuldular.
Xxx
İrfan Gün'ün atanması olumlu bir hareket ama yeterli mi?
Bence değil.
Çünkü şapka düştü kel göründü.
Dün Bedriye Yıldızeli çok güzel bir yazı yazdı. Oradaki sorular her işçinin sendikası ile ilgili oturup düşünmesi gereken sorulardı.
Ne yazmıştı, Bedriye?
“Bugün geldiğimiz noktada ise bambaşka bir durum söz konusu. İşçilerin top yekun geleceğinin satılması gerçeği var. Bu SEKA’lısı eski belediyecisi, Köy Hizmetleri’nden veya ilçe belediyelerinden geleni ve memuru herkesin önünde duran büyük bir tehlike.
Bir belediye başkanı ve ekibi oturup bütün amirlerini seferber edip bir işveren sendikasını örgütlemeye çalışıyorsa bu işten işçinin çıkarı olabilir mi?
Böyle işveren emri ile gelen bir sendikadan hayır gelir mi?
Bunlar belediye başkanına yeri geldiğinde diklenebilir mi?
İşçini alın terinin hakkını masada savunabilir mi?
O masada belediye başkanı “Sizi ben getirdim” derse ağızlarını açabilir mi?
Daire başkanlarının insafsızca uygulamalarına karşı başı dik karşı çıkabilir mi?
Bu soruların cevabını ben değil işçi kardeşlerim siz vereceksiniz?
Ne zaman mı? Hemen bu hafta? Hangi gün mü?
Hemen bugün…
Benim sendika tercihimi, onurumu, ekmeğimi, geleceğimi siz belirlemeyeceksiniz” diyerek hem de...”
xxx
Altına imza atılacak sözler.
Süreç bana ve bize de gösterdi ki mangalda kül bırakmayanların perde arkası tavırları farklı.
Olan Büyükşehir işçisine olacak.
Bu nedenle elimizi taşın altına soktuk.
Belediye-İş şu kalan süreci doğru yönetirse, hem işçiler hem sendika olarak onlar kazanacak.
Bu konuda gösterilen gayreti anlıyorum.
Artmalı.
xxx
Bugün kritik gün.
Bugün yarın işçilerin hamlesini yapmaları gerekir.
Kendileri için, kendi hakları için, gelecekleri için, doğruyu seçmeliler.
Ha gayret..

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...








