
Basın-Demokrat Kocaeli: Dalkavakukluk ve soytarılık üzerine
Batıda kralın yanındaki soytarı ağzına geleni söyleme özgürlüğüne sahiptir. Doğu'da sultanın ya da padişahın yanındaki dalkavuk ise yalakadır. “Tamam efendim, çok doğru buyurdunuz efendim, ne güzel yaptınız efendim” dışında sözü yoktur.
Adem TURGUT
Demokrat kocaeli 22.07.2009
BATI ile Doğu arasındaki kültür farklılığını gösteren en önemli öğe “soytarı” ile “dalkavuk” arasındaki misyon farkında saklıdır.
Batıda kralın yanındaki soytarı ağzına geleni söyleme özgürlüğüne sahiptir. Doğu'da sultanın ya da padişahın yanındaki dalkavuk ise yalakadır. “Tamam efendim, çok doğru buyurdunuz efendim, ne güzel yaptınız efendim” dışında sözü yoktur.
Ne yazıkki bizim ülkemizde iktidar gücünü elinde bulunduranlar yalakalardan hoşlanıyor. Yanında olmanın ya da samimi eleştiri ya da düzeltici hamlenin değerini bilmiyorlar.
Tanıdıklarına uzak tanımadıklarına düşman olan isimler bizde iktidarı elinde tutuyor.
Sonra ellerine aldıkları satırın herkesi kesebileceğini düşünüyorlar.
Doğruyu söyleyeni değil dalkavukluk yapanı dinliyorlar.
Xxx
Bir sendikal kriz yaşıyoruz değil mi?
Gazetemiz çıktı doğruları söyleme cesareti gösterdi.
“Yanlış” dedi...
“Düzeltin” dedi.
Ondan sonra ne oldu biliyor musunuz? Ne olduğunu söyleyeyim. Bundan kendine pay çıkarması gereken Büyükşehir Belediye Başkanı kendi deyimiyle satırı eline aldı. Bu gazetenin işçi olmaktan onur duyan ortaklarını sağa sola sürdü. Önlerine engeller çıkarttı.
Çözüm ortağımız dostlarımızın özel sektörde yapmaya çalıştığı işlerinin önüne geçmekle kalmayıp bir de tehdit unsuru olarak kullanabilmek için bizi şikayet ettirdi. Yani aba altından sopa gösterdi.
Kibarca tehdit edildik.
“Yanlış yapmayın ha bunları basındaki düşmanlarınıza veririz”e getirdi.
Çetemiyiz biz?
Mafya mıyız?
Gazete ve haberciliği hangi çıkara kullanmışız? İddia ettikleri iş için bu gazetede tek satır ticari rakiplerimizi zorda bırakan bir haber çıkmış mı?
Çıkmamış.
Herkes haddini bilecek.
Korkmadık.
Korkmuyoruz.
Mücadele edeceğimizi de bilsin herkes. İnce ince, sinsi sinsi politikalarla yıldıramayacağınız, bir ekip var burada.
Xxx
Neden bu hale geldi Büyükşehir Başkanı?
Ne derseniz deyin, Büyükşehir'i hep söylediğim gibi Münir Karaloğlu çekip çeviriyordu. O gitti boşluk oluştu. O boşluğu doldurmak zaman alacak.
Yanında doğu kültüründen beslenen ve gücü bulduğunda şaşıran danışmanları var.
Bakın bir sendika olayı yaşadık dedik. İşçiler, işveren baskısıyla Türk-İş'e bağlı Belediye-İş'ten Hak-İş'e bağlı Hizmet-İş'e geçiriliyor.
İşveren adına olayı kim organize ediyor biliyor musunuz?
Yıllarca Türk-İş'e bağlı bir sendikada genel başkan yardımcılığına kadar yükselmiş bir isim olan Abdullah Erol...
Nasıl olur demeyin. Biz doğu toplumuyuz, iktidarı kullanana “tamam efendim” demezseniz problem var.
Erol'a gelince neden bu kadar Hizmet-İş'i istediği ile ilgili burada yazamayacağım kadar başka ağır iddialar da var. Sadece doğru olmamasını dilerim. Başarılı olmasını istediğim, umutlu olduğum isimlerden biriydi. Ama bu süreçte beni çok şaşırttı.
Sıradanlığı bozamadı.
Sendikacılığın tarihine karanlık bir sayfa koydu.
Büyükşehir Başkanını doğru yönlendiremedi. Yanlışın üzerine tuz biber ekti.
Son söz; yaptıkları yanlışlara ortak olmadık. Doğruyu söyledik, kafamıza giyotin koymaya kalktılar.
El mi yaman bey mi, bakacağız.

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...






