
Basın-Kocaeli:Rakam tartışması ve gerçekler
Büyükşehir Belediyesi ve İSU’daki sendika değişikliği sonrası rakamlar üzerine yürütülen tartışmalar aslında çok önemli bir gerçeğin üzerini örtüyor. Kim doğru söyledi diye düşünürken, kaçırdığımız bu gerçek aslında işçi sınıfının bugün ki hali ve geleceği adına ciddi anlamlar taşıyor.
Nuray ÖZTÜRK 2009-08-04
Çünkü işsizliğin kol gezdiği, açlık ve yoksulluğun giderek arttığı, zamların nefesimizi kestiği bir ortamda işten atılmayı, sürgünü, tehdidi, baskıyı göze almış bir işçinin dik duruşu rakamlarla ifade edilemez.
Hiçbir gerçek bundan daha gerçek değildir ve üzerini örtmeye yetmez. Bırakın 1000 işçiyi tek bir işçi bile geri dönse sendikasına, böylesi bir süreçte yanlış anlaşılmamak kaydıyla diyebilirim ki 3 bin işçiye bedeldir ve bir umuttur gelecek adına.
Öte yandan Belediye-İş Sendikası diğer işçileri motive etmek adına rakamları abartmış olabilir, ki eğer abarttıysa bu oldukça masumane bir şeydir. Tek bir işçiye yalnız olmadığını hissettirme çabasıdır.
Peki ya AKP’yi arkasına almış Hizmet-İş’in rakamlara ihtiyacı mı vardır ki böylesi açıklamalar yapmaktadır.
Bu korku niyedir?
Bu korku, kumdan kale misali her an devrilmeye hazır bir yapı kurmalarından mı ileri gelmektedir. Bugün olmasa bile yarın bu kalenin yıkılacak olmasını bilmelerinden mi? Geçen 1 işçinin etki gücünü görmelerinden mi?
Bana göre işçinin dik duruşunun üstünü örtmek için yapılan bu açıklamalar bir başka gerçeğin daha üzerini örtme çabasıdır. Bu gerçekte aslında herkesin bildiği Büyükşehir’deki örgütlenme biçimleridir. Ancak sorunun ana kaynağını (işveren tarafından yapılan baskı, tehdit ve zorla örgütlenme) gizleyip, karşı tarafı karalamayla bu işten sıyrılmaya çalışanlar yanılmaktadır.
Çünkü işçiye ve emeğe dayanmayan yapı temelsizdir, dolayısıyla bir gün yıkılmaya mahkumdur. Hizmet-İş’in tarihi de yıkılan yapılarla doludur. Türkiye’nin her yerinde böyle temelsiz yapılar kurulmuş ve yıkılmıştır.
Rakamlar üzerine yürütülen tartışmalarda Belediye-İş’i yalancılıkla suçlayanların, baskı tehdit ve sürgünle inşa ettikleri örgütlülüklerinden, işçi bizi seçti açıklamalarından daha büyük yalan yok.
Dolayısıyla ha 50 işçi geçmiş ha 500 işçi bugün açısından tek gerçek hala dik duran işçinin olmasıdır. Ve her birini tek tek kutlamak gerekir, bunca baskı ve tehdide karşı bu yürekliliği gösterdiler diye.
Ben buradan kutluyorum hepsini canı yürekten…
Ve bilin diye söylüyorum bütün bu tartışmalara cevabı yine işçi verecek er ya da geç…
http://www.bizimkocaeli.com.tr/NurayOZTURK/1941/Rakamtartismasivegercekler.html

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...







