Başkan Hasan Gülüm
SENDİKAL HABERLER


İşçi konfederasyonlarının korkulu rüyası haline gelen "işkolu istatistikleri" konusunda hükümet açıklama yaptı.

  

Belediye İş Sendikası4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda yapılmak istenen değişikliklere karşı haklarına sahip çıkan ve Başbakanlık'a yürümek isteyen KESK üyelerine polis müdahale etti

  
(GAYE YILMAZ  ile röportaj)

Özel istihdam büroları yeniden emekçilerin gündemine geliyor.

  

Kendisini bir sınıf olarak görmez, ama bir sınıf gibi hareket eder. Bu nedenle polis müdürü iki laf edince dönüp gitmez. O güne kadar çok beklemiştir çünkü, çok sabretmiştir, çok şükretmiştir ve patronuna dayanma noktası tükenmiştir.

  

Belediye-İş Sendikası, İstanbul Büyükşehir Beledidiyesi tarafından hukuksuz bir şekilde işten attığı, sendika başkan ve yöneticilerinin de aralarında olduğu 5 kişinin işe geri alınmasını istedi.

  

KESK VE SAĞLIK ÖRGÜTLERİNİN GREVİ İSTANBUL'DA YÜKSEK KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

  
Belediye İş Sendikası
ÖNEMLE DUYURULUR
17 Ocak'tan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yürütülen sendikal mücadele 30 Ekim'de sona erdi. Sendikamızda profesyonel çalışan 5 işçi İstanbul Büyükşehir'de işe dönmek için 2 Kasım tarihinde müracaat etmişti.
  
Belediye İş SendikasıBASINA VE KAMUOYUNA

21 Aralıkta kamu çalışanları greve çıkıyor. Çalışmanın esnekleştirilmesi,  başta kamu alanı olmak üzere tüm her şeyin ticarileştiği sisteme karşı 21 Aralıkta KESK grevde olacak.

  
Belediye İş SendikasıYOLA DEVAM EDİYORUZ
21. Türk- İş  Genel  Kurulu 8- 11 Aralık tarihleri arasında yapılmış ve Mustafa Kumlu başkanlığındaki listenin kazanımıyla sonlanmış bulunmaktadır. Sendikal Güç Birliği Platformu olarak,Türk –İş genel kuruluna başından itibaren olabildiğince objektif bakmaya çalışmış ve değerlendirmelerimizi buna uygun yapmıştık.
  
  

Belediye İş SendikasıBasına ve kamuoyuna;

Bugün Türkiye’de hükümetin ve sermayenin, işçi sınıfının mevzilerine saldırırken öncelikli hedefi sendikalardır.

  

SENDİKAL GÜÇ BİRLİĞİ İSTANBUL TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ.

10 SENDİKAYLA YOLA ÇIKAN SENDİKAL GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMUNA 3 YENİ KATILIM OLDU

  

TÜRK-İŞ GENEL KURULUNDA İŞÇİLERİN SESİNİ VE TALEPLERİNİ İLETMEK İÇİN BİRARAYA GELİYORUZ!

  

Belediye İş SendikasıSendikal Güç Birliği Platformu bölgesel toplantılarının sonuncusunu 26 Kasım 2011 tarihinde İstanbul’da, Çağlayan Figaro Düğün Salonu’nda gerçekleştirecektir.

  

TÜRK İŞE BAĞLİ İSTANBUL ŞUBELERİ TAKSİMDE YÜRÜDÜ.

  

  
Sendikal Güçbirliği Platformu Kadınları 25 Kasım'da Tuzla Kampana Deri'de hep birlikte Kadına Yönelik Şiddete Son, diyecek...
  

TOPLU İŞ İLİŞKİLERİ KANUNU
22.10.2011

  

TOPLU İŞ İLİŞKİLERİ KANUNU
GENEL GEREKÇE

  

TOPLU İŞ İLİŞKİLERİ KANUNU MADDE GEREKÇELERİ

  

Sendikal Güç Birliği Platformu'nu Oluşturan Sendikalar Kıdem Tazminatı İçin Basın Açıklaması Yaptı.

  

SENDİKAL GÜÇ PLATFORMU BÖLGESEL TOPLANTI TARİH, SAAT VE ORGANİZASYONDAN SORUMLU SENDİKALARIN LİSTESİ AŞAĞIDADIR.

BÖLGELER TARİH SAAT SORUMLU SENDİKA
İZMİR 08 EKİM 2011 12.00 BELEDİYE-İŞ
BURSA 16 EKİM 2011 12.00 PETROL-İŞ, TÜMTİS
ADANA 22 EKİM 2011 12.00 TEKGIDA-İŞ, TÜMTİS
DİYARBAKIR 02 KASIM 2011 12.00 PETROL-İŞ
ORDU 12 KASIM 2011 12.00 BELEDİYE-İŞ, TEKGIDA-İŞ
ANKARA 19 KASIM 2011 12.00 TEZ KOOP-İŞ, BASIN-İŞ, TÜMTİS
İSTANBUL 26 KASIM 2011 12.00 S.G.B.P SENDİKALARIN TÜMÜ

NOT: BELİRTİLEN İLERDE TOPLANTILAR BÖLGELERİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE YAPILACAKTIR.


  

Sevgili emekçi büyükşehir işçisi, sizlere bu mektubumuzu bir gereklilik üzerinden yazıyoruz.

  

BASKILARA RAĞMEN İBB İŞÇİSİ KARARINI BELEDİYE-İŞ’TEN YANA VERDİ!

Ocak ayından bu yana işverenin baskılarıyla, tehditleriyle, şantajlarıyla ve rüşvetleriyle örgütlenmeye çalışan yandaş sendika geldiğimiz aşamada büyük  bir hezimete uğramış durumdadır.

  

CIMG6868BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ!

(24.08.2011) Son dönemde İstanbul Büyükşehir İtfaiyesi başta olmak üzere Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı işyerlerinin birçoğunda devam eden sendika değiştirme baskısı geldiğimiz aşamada sürgünlerle yeni bir boyut kazanmıştır.

  

BELEDİYE-İŞ’İN EYLEMİNE POLİS MÜDAHALESİ!

(22.08.2011) Ocak ayından bu yana sendikamız üyesi İstanbul Büyükşehir Belediye işçilerine yönelik devam eden sendika değiştirme baskısı geldiğimiz aşamada dozunu arttırmıştır.

  
17.08.2011 Çarşamba günü sendikamız Genel Merkez yöneticileri, İstanbul Şubeleri başkanları, yöneticileri, üye ve çalışanları ile destek veren kurumların katılımıyla bir eylem örgütlendi.
  

Sendikamız üye ve yöneticileri, Ramazan ayında da tüm hızıyla devam eden sendika değiştirme baskısını protesto etmek amacıyla
  

Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 10.08.2011 tarihinde (bugün) yayınladığı genelgesiyle kamuoyunda Torba Yasa olarak bilinen 6111 sayılı kanunun 166.maddesinin uygulaması ile ilgili ilke, usul ve esasları belirledi.

  

Belediye İş SendikasıICEM, PSI ve EPSU İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni Uyardı!

  

TORBA YASA İPTAL EDİLMEDİ!

HUKUKSUZLUK HUKUKLAŞTIRILARAK İŞÇİLER GÖNDERİLECEK

  
61. Hükümet programında fona devredilerek kaldırılması planlanan kıdem tazminatı hakkını savunmak amacıyla
  

Belediye İş Sendikası

Sermaye talimat verdi hükümet saldırıya geçti

Kıdem tazminatları kaldırılmak isteniyor

 

  
Slayt gösterisinde göster: 13.07.201...jpg(14.07.2011) Belediye-İş Sendikası Edirnekapı Eylemi
  
14.07.2011) Çalışma Hayatı Sil Baştan

Geçen yıl tartışılan ve Türk-İş'in ayaklanmasına neden olan kıdem tazminatının kaldırılarak yerine fon kurulması yeniden gündemde.
  

Bu Paniğin Nedeni Bellidir

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işveren destekli işveren yandaşı

  

(13.07.2011) Maltepe Sözleşmesi ile Sultanbeyli Sözleşmesinin Bazı Maddelerinin Karşılaştırılması
  

  


(13.07.2011)İstanbul Büyükşehir Sözleşmesi ile Sultanbeyli Sözleşmesinin Bazı Maddelerinin Karşılaştırılması
  

  
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi İşçileri Grev Kararı Astı
Detaylar İçin Burayı Tıkla

  
Taşeronlaşmaya Hayır

  
Güvenli Çalışma Ortamı İstiyoruz

  
Çocuklarımızı Rahat okutmak İstiyoruz

  
Örgütlenme Önündeki Engeller Kaldırılsın

  
Hasan Gülüm

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE NEDEN GREV KARARI ASIYORUZ…Devamı için Tıklayınız

  

Kıdem tazminatına dokunulması bizim için genel grev nedenidir.

  


  

Esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor..!!!

  

Esenyurt Belediyesi İşçileri Sokağa Atıyor..

ESENYURT’TA İŞÇİ DÜŞMANLIĞI DEVAM EDİYOR

  

Belediye-İş Sendikası İki Nolu Şube Başkanlığı www.bisenikinolusube.com

Boğaziçi Köprüsü’nde kamuoyuna açıklama yapmak isteyen Yöneticilerimiz ve işçilerimiz gözaltına alındı.

  

Köprüde Eylem

Boğaziçi Köprüsü’nde kamuoyuna açıklama yapmak isteyen Yöneticilerimiz ve işçilerimiz gözaltına alındı.

  

Esenyurt Belediyesinden İşçilere Bayram Zulmü..!!!

101 gündür işten atılmalar karşı direniş yürüten esenyurt belediye işçileri bir bayrama daha direnişle giriyorlar.

  

Esenyurt Belediye'sinde İşten Atılan İşçi Kardeşlerimiz İçin Direnişimiz Devam Ediyor.!!!!

Bizler Belediye İş Sendikası olarak Esenyurt beldesi ilçe olduktan sonra Yakuplu ve kıraç beldelerinde gelen sendikalı işçilerimizle birlikte Esenyurt’ta bulunan sendikasız işçileri de sendikalı yapma yönünde yaptığimiz adımdan sonra Esenyurt belediye yönetimiyle problemler yaşamaya başladık.

 

  

Belediye-İş Sendikası İşçileri Direniyor....

Dayanışmayı Yükseltelim, Mücadeleyi Büyütelim.!

  

Tunçbilek Belediye İşçileri Sendikamıza Katıldı

Kütahya Tunçbilek Belediye işçileri Sendikamıza Katıldı...

 

  

Hazine Müsteşarlığı

KEY Hak Sahiplerine Ödemeler Hakkında

  

Sendikamızdan Bir Yayın Daha..!!!

Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyomu

  

Nihat Yurdakul

Ellerinizi, Sendikaların ve Emekçilerin Üzerinden Çekin…...

 
Giriş Formu
Anketler
Türkiye'de Emeğin Karşılığı?
 
Sıcak Haberler
Sendika

İstanbul Büyükşehir’de sendika değiştirme baskısı durmazsa, Büyükşehir belediyesinin önünü, ülkemizin TAHRİR (Özgürlük) Meydanı Yaparız…

Devamını oku...
 

   219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.

Devamını oku...
 

Sendika Eğitim   Sendika Şubemizin  işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Saat 10.00’da Sendikamız Eğitim Sekreteri Bayram Özkan’ın açılışını yaptığı

Devamını oku...
 

Sendika   Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.

Devamını oku...
 

1 Mayıs Sendika   GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...

Devamını oku...
Ankara Misafirhanemiz
Ziyaretçi Trafiği
Yeniden Yayından Sonraki Rakamlar
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün122
mod_vvisit_counterDün279
mod_vvisit_counterGenel274636

Belediye-İş Sendikası

HER ŞEY TEKEL İÇİN:

HER ŞEY TEKEL İÇİN:TEK YUMRUK, TEK VÜCUT, TEK BARİKAT  TEK YUMRUK, TEK VÜCUT, TEK BARİKATTekel işçileri uzun soluklu direnişleriyle, kararlılık ve inançlarıyla işçi sınıfına güç ve moral veriyor. Neo-liberal politikaların en çıplak ve yıkıcı sonuçlarını yaşayan Tekel işçileri, onuruna, ekmeğine ve geleceğine sahip çıkıyor.

Sermayenin sınıfa yönelik en konsantre saldırılarından biri olan özelleştirmelere karşı işçi sınıfı bugüne kadar yer yer direnişler ve Seka gibi önemli eylemler gerçekleştirdi. Ne var ki bu muazzam saldırı karşısında bir yandan saldırının mahiyetinin anlaşılmaması, öte yandan bürokratik ve korparatist sendikaların ihaneti sonucu işçi sınıfı başarılı sonuçlar elde edemedi. Her özelleştirme operasyonu sermayenin yeni bir atağı oldu ve kar tutkusuna hizmet etti. Son derece itinalı bir şekilde ve büyük bir soğukkanlılıkla gerçekleştirilen bu operasyonların ikili bir amacı vardı. Sermaye bir yandan özelleştirmelerle “modern” yağma ve talan gerçekleştirdi. Öte yandan sınıfın eklem yerlerini kırdı, örgütlülüğünü dağıttı ve onu atomize edip, şekilsizleştirdi.
Özelleştirmeler yoğun bir ideolojik bombardımanla realize edildi. Önce beyinler fethedildi. Sonra kitleler suç ortağı haline getirildi.
Aslında süreç daha 1980’lerin başında Washington Uzlaşısı diye tanımlanan uluslararası sermayenin yol haritasında ortaya koyulmuştu. Sistematik bir karşı devrim programı olan neo-liberal politikalar Washington Uzlaşısı’nın belirlediği güzergahta gerçekleştirildi. Özelleştirmeler her ne kadar neo-liberalizmle özdeş tutulsa bile, aslında neo-liberal karşı devrim politikalarının ekonomik sonuçlarından biridir. Başından itibaren neo-liberalizme karşı çok boyutlu bir mücadelenin yürütülememesi, sınıfın bir dizi yenilgisine yol açtı. İşçi hareketi ve sendikal hareketin kısmi direnişleri sonuçtan hareket edildiğinden dolayı başarılı olamadı. Zaten bu noktadan sonra yenilgi kaçınılmazdı.
Washington Uzlaşısı üç temel ayakta yürütüldü. Finans ve banka sistemlerinin uluslararası piyasalaştırılması, telekomünikasyon şirketlerinin, haberleşme ve medya alanlarının uluslararası sermayeye devri ve ağır sanayi kabul edilen büyük devlet üretim işletmelerinin, özelleştirilerek uluslararası sermayeye aktarılması.
Türkiye’de de 2001 kriziyle finans ve banka sistemlerinin uluslararası piyasalaştırma sürecine başlandı. Uluslararası finans-kapitalin konsensüsünü ifade eden Basel II’yle bu süreç bütünüyle tamamlandı.
Telekomünikasyonda Telekom operasyonuyla hem özelleştirme hem uluslararası piyasalaştırma gerçekleşti. Petkim ve Tüpraş’la ağır sanayide başlayan özelleştirme Erdemir’le tamamlandı.
Tekel’in özelleştirilmesi de bu programın bir yansımasıydı. Böylesine kapsamlı bir program karşısında işçi hareketi ve sendikal hareket muazzam bir zafiyet gösterdi. Hatta bazı sendikalar sınıfa ihanet ederek suç ortağı oldu.
Bugün Tekel işçileri yaptıkları eylemlerle sınıfın daha önce göstermesi gereken tepkisini dışa vurmaktadır. İşçi sınıfı ancak güçlü kolektif çıkışlarla sermayenin çok yönlü saldırılarını boşa çıkarabilirdi. Tekel direnişi bu mahiyetiyle Türkiye’de neo-liberalizme karşı gerçekleşen en önemli pratiktir. Bir anlamda 14 Mart’ın devamıdır.
Tekel işçileri, kapitalist kriz ve neo-liberal politikaların yıkıcı etkilerinin ortaya çıktığı koşullarda sınıfın öncü müfrezesi gibi hareket etmektedir. Ve Tekel’in zaferi sınıfın zaferi olacaktır. 2010’un kazanılması anlamına gelecektir.
Sınıflar mücadelesinin bazı momentlerinde gerçekleşen eylemler bir tarihsel dönemi ifade edebilir. Tekel bu manada sınıf mücadelesinde bir eşiği işaretlemektedir. Yenilgi sınıfa yönelik topyekun saldırının tetikleyicisi olabilir. Hızla kıdem ve ihbar tazminatının gaspı, asgari ücretin bölgeselleştirilmesi, çalışma yaşamının bütünüyle esnekleştirilmesi ve güvencesizleştirilmesi gündeme gelebilir. Zafer ise sınıfın  nesnel ve öznel şekillenmesine yol açacaktır. Bilinç ve kimliğinde sıçramalar yarattığı gibi, eylem ve örgütlenme kapasitesini geliştirecektir.
Tekel direnişi, direnişin bir varoluş biçimi olduğunu göstermektedir. Sınıfın onuru ve geleceğinin ancak mücadeleyle korunabileceğini ortaya koymaktadır.
Kapitalist krizle birlikte açığa çıkan fabrika işgal eylemleri, ayrıca birçok eylem ve direnişin içinden doğan işçi sınıfının model kimlikleri, Tekel direnişiyle yeni bir boyut kazanmıştır. Her Tekel işçisi sınıfın artık model kimliğidir. Direnişte geçen her gün sınıfın yeniden ayağa kalkışıdır. Tekel işçileri Türkiye’nin başkentini ve her sokağını direniş alanına dönüştürmüştür. Gerçekleştirdikleri eylemler, attıkları sloganlar giderek siyasallaşmakta ve direniş sınıf mücadelesinin nabzı haline gelmektedirler. Bu süreç işçi sınıfına muazzam derecede moral yüklemekte ve özgüven yaratmaktadır. Sınıf Tekel işçilerine bakarak muktedir olabileceğinin farkına varmaktadır.
Tekel direnişi sınıfın öfke ve kininin en açık halidir. Ve bu öfke ve kinin kolektif bir mecraya evrildiğinde neler yapılabileceğinin göstergesidir. Türkiye işçi sınıfı tarihinde 1990 Zonguldak maden işçilerinin uzun yürüyüşü nasıl ki sarsıcı etkiler yarattıysa, Tekel işçilerinin direnişi de aynı potansiyele sahiptir.
Yaşanan konjonktürün etkisiyle (kapitalist krizin yarattığı yoğun işsizlik, açlık ve sefalet) Tekel direnişi genel direnişin ve genel grevin mayası olabilir. Bu potansiyel bugün ortada durmaktadır. Eğer Tekel direnişi bir manifestoya çevrilip, sınıfın en geniş kesimleri tarafından sahiplenirse, havza grevlerinin, hatta kent grevlerinin tetikleyicisi işlevi görebilir.
Tekel direnişi işçi sınıfının önüne iki seçenek koymaktadır: Eğer işçi sınıfı bu mücadeleye sahip çıkarsa ve bulunduğu alanlara yayabilirse, zafere ulaşılabilir. Zafer 2010’un kazanılmasının yanında sınıfın mücadele azmini pekiştirecektir. Sınıfın kapitalizme ve kapitalist devlete karşı bir atağını simgeleyecektir. Çünkü Tekel direnişi kapitalist devletin tüm niteliğini açığa çıkartmıştır. İkinci seçenek; zafer elde edilemiyorsa, iyi bir yenilgidir. Mücadeleyi muazzam derecede yükseltip, sermayeye yıkıcı darbeler vurup, onların “zaferini” Pirus zaferine çevirmektir. Çünkü bu yenilgi işçi sınıfının mücadelesi için yeniden ayağa kalkışın zemini olacaktır. Üçüncü bir seçenek yoktur.
Şimdi görev bütün gücümüzle, bütün varlığımızla ve ruhumuzla Tekel işçilerinin yanında olmaktır. Mücadelelerine güç ve destek vermektir. Ankara’daki mücadele ateşini bulunduğumuz her alana, atölyelere, fabrikalara, organize sanayi bölgelerine, sokaklara taşımaktır. Her yeri Tekel haline getirmektir. Çünkü unutulmasın kapitalist kriz ve neo-liberal politikalar hayatın her alanını sosyal patlama alanında dönüştürmüştür. Bugün her fabrikada Tekel direnişini ateşleyen sınıfsal öfke ve kin birikmektedir. Sorun bu öfke ve kini açığa çıkartmak, kolektif bir yöne kanalize etmektir. Tekel direnişi bize direnmeyi öğretti, öğretiyor. Direnme bir varoluş biçimidir. Bu bayrağı işçi havzalarına taşımak bizim görevimizdir. İşçi sınıfına şunu söylemeli ve anlatmalıyız: “…beklenen günler, güzel günler ellerinizdedir, haklı günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan ekmek, gül ve hürriyet günleri...” ancak mücadeleyle kazanılabilir.

VOLKAN YARAŞIR 

 

Belediye-İş Sendikası İstanbul İki Nolu Şube Başkanlığı.
www.bisenikinolusube.com