
On sendikadan güçbirliği!
(01.07.11) – Türk-İş üyesi on sendika “Demokratik, mücadeleci ve güçlü yeni bir sendikal hareket için” şiarıyla güçbirliği yaptı. Güçbirliği kararı Taksim Tramvay Durağı'nda yapılan açıklama ile ilan edildi. Basın açıklamasının ardından ise Taksim Hill Otel'de gerçekleştirilen toplantı ile güçbirliği tartışmaya açıldı..
Basın açıklamasına güçbirliğini oluşturan Basın-İş, Belediye-İş, Deri-İş, Hava-İş,Kristal-İş, Petrol-İş, Tek Gıda-İş, Tez Koop-İş, TGS ve TÜMTİS sendikalarının genel başkanları ve üyeleri katıldı.
İlke ve hedeflerini açıkladılar
Ortak açıklama metnini Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin okudu. Açıklamada Türkiye'de sendikal hareketin ciddi bir tıkanıklık içinde olduğu tespiti yapılarak, işçi sınıfının hakları ve çıkarları tahrip edilirken sendikaların bu saldırıya müdahale etme ve tersine çevirme kapasitesinden uzaklaştığı belirtildi. Türkiye'nin en büyük emek örgütü Türk-İş yönetiminin ise bu tabloyu değiştirmek noktasında isteksiz ve inançsız olduğu, yönetimin bu tutumu nedeniyle Türk-İş'in “temsil ettiği sınıftan uzaklaştığı” anlatıldı. Bu koşullarda “yüzü sınıfa dönük, mücadeleci, birleşik bir sendikal hareketi yaratmak” için yola çıkıldığı ifade edilerek, güçbirliğinin ilke ve hedefleri açıklandı.
Açıklamanın sonunda, Legrand direnişçisi iki kadın işçinin patronun talimatı ile karakola götürüldükleri duyuruldu. Bu sırada eylemde olan Kampana, Ontex, PTT, Kubatoğlu ve Burger King Çağrı Merkezi işçileri de Legrand işçilerinin yanında olduklarını duyurdular.
Eylem sırasında sık sık “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Yaşasın sınınf mücadelesi!” sloganları atıldı.
Açıklamanın ardından işçiler ve sendika yöneticileri platformu ve hedeflerini değerlendirmek için Taksim Hill Otel'e geçtiler.
Güçbirliğinin ilkeleri tartışmaya açıldı
Yapılan toplantının divanında Belediye-İş dışındaki sendikaların genel başkanları yer aldı. Toplantıyı Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın yönetti.
Yapılan açılış konuşmasının ardından salonda bulunan basın ve katılımcıların soru ve düşüceleri alındı.
Salondan gelen ilk sorular platformun iç işleyişi ve dönemsel hedefleriyle ilgili oldu. Birlikteliğin genel kuruldan sonraki hedefleri sorgulandı. Bunun yanısıra Türk-İş'in platforma yaklaşımı ve benzer yaklaşımlara sahip sendikaların platforma katılımı soruldu.
“Güçlü bir dayanışma hattı öreceğiz”
Sendikalar adına sorulan sorulara yanıt veren Petrol-İş Genel Başkanı Öztaşkın, kariyer peşinde koşmadıklarını yüzlerini mücadeleye döndülerini, bundan böyle herhangi bir sendikanın yapacağı açıklamanın tüm bileşenleri bağladığını ifade etti. Türk-İş Genel Kurulu'nun birlikteliklerinin sadece bir yönü olduğunu açıkladı. Genel kurulda bir alternatif oluşturacaklarını ve yönetime de talip olacaklarını belirterek, her sendikanın genel başkanı ile eşit düzeyde temsil edileceğini ifade etti. Diğer güçlerle aralarında nasıl bir dayanışma hattı örecekleriyle ilgili olaraksa, sınıf mücadelesine ayrım yapmaksızın destek olacaklarını, direnişlerin arkasında duracaklarını söyledi.
Sendikal demokrasi konusundaki bir soruya ise, sendika içi demokrasiyi esas almayan bir hareketin başarısız olmaya mahkum olacağının bilincinde olduklarını ifade etti. İşçiler için tam seçme ve seçilme hakkının şart olduğunu belirterek, bu esaslar üzerinden ise DİSK, KESK, Türk-İş hatta Hak-İş içinden ortak bakışa sahip özneler ile de biraraya gelebileceklerini vurguladı.
Sendika-siyaset ilişkisi ile ilgili soruya ise, sendikaların bağımsızlığına değinerek emeğin çıkarlarını esas alan bir yaklaşımları olacağını, sendika başkanının siyasal görüşünün sendikanın duruşu ile bağdaştırılmaması gerektiğini, sendikaların siyetten bağımsız emek örgütleri olduğunu vurguladı.
Sendika yöneticilerine eleştiriler
Verilen cevapların ardından salondan söz alan bir işçi, sendika yöneticilerini “ücretli kölelik” protokolleri imzalamakla itham etti. İşçi sınıfının milliyetçilik bayrağından kurtulmadan gerçek rolünü oynayamayacağını belirten işçi, sınıfın gerçek çıkarlarına yönelmek gerektiğini vurguladı. İşçi sınıfının partisinin önemine vurgu yapan işçi, sendikaları ekonomik talepler sınırında tuttukları gerekçesi ile eleştirdi.
Türk-İş yönetimine alternatif olma iddiasında olan sendika yöneticileri, “aynı zihniyetin bir başka yüzü olmakla” da eleştirildiler. Söz alan bir işçi, Hava-İş genel başkanına yönelik “20 yıldır başkansınız, 20 yılda bu konuma gelebilecek bir kişi yetiştiremediniz mi? Bu nasıl bir sendikal işleyiş?” diyerek tepkisini dile getirdi.
Gelen eleştiriler üzerine kendilerine siyasi bir partinin rolünü biçmediklerini belirten platform bileşeni sendika başkanları, sendikaların sömürüyü kısıtlamak için mücadele verdiklerini, sınıfın partisinin ise bunun üzerinde bir hedefi olduğunu belirterek sınıf partisi ile işbirliği yapabileceklerini anlattılar.
Belediye iş 2 nolu şube
www.bisenikinolusube.com

219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.
Sendika Şubemizin işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.
GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...








