SENDİKAL HABERLER

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi İşçileri Grev Kararı Astı
Detaylar İçin Burayı Tıkla

  
Taşeronlaşmaya Hayır

  
Güvenli Çalışma Ortamı İstiyoruz

  
Çocuklarımızı Rahat okutmak İstiyoruz

  
Örgütlenme Önündeki Engeller Kaldırılsın

  
Hasan Gülüm

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE NEDEN GREV KARARI ASIYORUZ…Devamı için Tıklayınız

  

Kıdem tazminatına dokunulması bizim için genel grev nedenidir.

  


  

Esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor..!!!

  

Esenyurt Belediyesi İşçileri Sokağa Atıyor..

ESENYURT’TA İŞÇİ DÜŞMANLIĞI DEVAM EDİYOR

  

Belediye-İş Sendikası İki Nolu Şube Başkanlığı www.bisenikinolusube.com

Boğaziçi Köprüsü’nde kamuoyuna açıklama yapmak isteyen Yöneticilerimiz ve işçilerimiz gözaltına alındı.

  

Köprüde Eylem

Boğaziçi Köprüsü’nde kamuoyuna açıklama yapmak isteyen Yöneticilerimiz ve işçilerimiz gözaltına alındı.

  

Esenyurt Belediyesinden İşçilere Bayram Zulmü..!!!

101 gündür işten atılmalar karşı direniş yürüten esenyurt belediye işçileri bir bayrama daha direnişle giriyorlar.

  

Esenyurt Belediye'sinde İşten Atılan İşçi Kardeşlerimiz İçin Direnişimiz Devam Ediyor.!!!!

Bizler Belediye İş Sendikası olarak Esenyurt beldesi ilçe olduktan sonra Yakuplu ve kıraç beldelerinde gelen sendikalı işçilerimizle birlikte Esenyurt’ta bulunan sendikasız işçileri de sendikalı yapma yönünde yaptığimiz adımdan sonra Esenyurt belediye yönetimiyle problemler yaşamaya başladık.

 

  

Belediye-İş Sendikası İşçileri Direniyor....

Dayanışmayı Yükseltelim, Mücadeleyi Büyütelim.!

  

Tunçbilek Belediye İşçileri Sendikamıza Katıldı

Kütahya Tunçbilek Belediye işçileri Sendikamıza Katıldı...

 

  

Hazine Müsteşarlığı

KEY Hak Sahiplerine Ödemeler Hakkında

  

Sendikamızdan Bir Yayın Daha..!!!

Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyomu

  

Nihat Yurdakul

Ellerinizi, Sendikaların ve Emekçilerin Üzerinden Çekin…...

 
Giriş Formu
Anketler
Edenyurt Bel.'deki İşçilere Yapılan Zulmü Kınıyormusunuz?
 
Sıcak Haberler

   219 GÜNDÜR Esenyurt belediyesinde işten atılmalara karşı mücadele eden sendika üyelerimize yeni sendikalı olmak isteyen işçileri esenyurt belediye başkanı işten atmaya devam ediyor.

Devamını oku...
 

Sendika Eğitim   Sendika Şubemizin  işyeri temsilcilerine sendikamızın verdiği 1 günlük eğitim otelde yapıldı.
Saat 10.00’da Sendikamız Eğitim Sekreteri Bayram Özkan’ın açılışını yaptığı

Devamını oku...
 

Sendika   Esenyurtta 28 Martta tekelde 1 Nisanda eylem yapıldı. Bugüne kadar yapılan eylemlerde eylemlere katıldığımızda yada eylemlere katılmak için çağrılar yapıldığında eyleme katılanlar ile eylemlere gelenlerde görevlerini yapılmış olarak görülür.

Devamını oku...
 

1 Mayıs Sendika   GÜVENCESİZLEŞTİRMEYE İŞTEN ÇİKARMALARA DÜŞÜK ÜÇRET POLITIKALARINA KARŞİ ÖRGÜTLEN MÜCADELETİ YÜKSELT BİRLEŞMEK İÇİN HAYDİ 1 MAYISTA TAKSİME...

Devamını oku...
 

    Belediye iş sendikası  İstanbul iki nolu şubesi yaklaşan 1 mayıs öncesi esenyurt halkına yazdığı bildiri ile esenyurtta 1 mayıs çağrısı yaparken diğer yandan 15 mayısta yapacakları etkinlik çağrısı yapıyor.

Devamını oku...
 
Ankara Misafirhanemiz
Ziyaretçi Trafiği
Yeniden Yayından Sonraki Rakamlar
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün255
mod_vvisit_counterDün254
mod_vvisit_counterGenel84872

Belediye-İş Sendikası

HIZMET İŞ KOLU

 

   Yerellerdeki direnişler merkezi alanlarla birleştikçe mücadeleler kazanacaktır.

  Hizmet iş kolu esas olarak bugüne kadar belediyeler üzerinden tanınır yada bilinir. Ancak hizmet iş kolunun artık belediyeler dışındaki alanları kapsamaktadır.  Eğitim, sağlık, gıda, ulaşım ve adını sayamadığımız ama hizmet üreten alanlar toplamıdır diyebiliriz.
 Kapsamı genişleyince alanın genel alanlar içindeki büyüklüğü de artacaktır. Genel olarak üretim içindeki çalışanların içinde hizmet işkolu yaklaşık %40’ı aşan bir büyüklüğe sahiptir. Bugün toplam çalışan ile işsizler toplamı 21 milyondur. Bunlar içinde yaklaşık 7.5 işsiz çalışan ise  13,5 milyondur. 13.5 milyon içinde de 5.4 milyon sosyal güvenlik içinde kalan ise güvencesizlerdir. Belediyeler ise bunların içinde yaklaşık 400 bin kişi olup bunlardan sadece 135 bin kişi civarında sendikalı bulunmaktadır. Belediyelerdeki bu sayı sadece güvenceli olarak bilinenlerdir. Oysa güvencesiz ile güvenlik ve eve temizlik sayıları da eklediğinde milyona yakın rakamları görebiliriz. 

  Hizmet iş kolunu büyüten ya da bu alan büyümesini sağlayan nedenin kapitalist sistemin 74 krizi ile başlayan üretimdeki biçim değişikliği, karın daha çok hizmet alanına kaymasına neden oldu. SSCB’nin geri dönüş süreciyle başlayan bu dönem kapitalizmin sosyal devlet yanını terk ederek vahşi yanı ile kendini göstermeye başladı. Ülkemizde, 1980 24 Ocak kararları olarak bilinen neo-liberal politikalar 12 Eylül darbesi ile sınıfın temel dinamiklerin tutuklanması ve işten atılması ile işçi sınıfın a politikleşmesi sonrası başlayan özelleştirme ve taşeronlaştırma olarak uygulanan esnek çalışma modeli 1990’larda sonra bütün alanlara yayılmaya başladı.

  90’larda sonra başlayan özelleştirme ve taşeronlaştırma ile işçi sınıfına yapılan saldırı işçilerin önemli bir bölümün kamuda olması ve örgütlü olması nedeniyle istenilen düzeyde hayata geçemedi. Yer yer direniş ve dönemin hareketliliği saldırıyı kısmen durdurmuştu. Ancak sendikal rekabetin yaratılması ile başlayan iç tartışmalar nedeniyle işçi sınıfına saldırı yeniden hızlandırıldı. Bu saldırıyı daha kapsamlı yapılmaya başlandı saldırılar emekçilere toptan değil alanlarda parça parça yapılarak sınıfın organik birliği sağlanması engellendi zaten sendikal rekabetle de bunu yaparak bu süreç işletildi. Bu yapılırken de  işçilerin örgütlenme araçları olan sendikalarda bu sürecin tarafı yapıldı. Böylece bir taşla iki kuş vuruldu. Bir saldırı hayata geçirildi. mevcut kazanımlar kaybedildi. İki işçilerin sendikalara güveni azaltıldı. kazanma ve duygusu yok edildi. bu durum asıl olarak bu dönemde sınıfa yönelik ideolojik saldırının arka planını oluşturmaktaydı.  Tabı esas olarak sorunun başka yanı bu dönemde yapılırken sürecin doğru anlaşılamaması saldırının uygulanmasına neden oldu. özellikle sendikal rekabette izlenen yol konusundaki küçük dar grupçuluk sorunun esasını oluşturdu. İkincisi; alanımızdaki esnek çalışma ile başlayan saldırıda taşeronlaştırma ve özelleştirme ilk olarak bu alanda yapıldı. Bu nedenle bunun karşısındaki örgütlenme tutum ve anlayışların süreci yeteri kadar görememeleri eski örgütlenme ile biçimi sınıfın örgütlenmemesi saldırının durdurulmasını engelleyememiştir. Bir taraftan azalan sendikalı işçi ve azalan sayısal durum varken diğer yandan her gün hızla artan ve hiç örgütlü olmayan işçi ortaya çıkmıştı. Bu Yeni bir işçi profilinin tamamı örgütsüz ve büyük bölümü güvencesizler olarak söylenebilinir.

  Bu iki sonuç bugün mevcut sendikalı işçi sayısıyla işçi sınıfın örgütlülükteki durumunu ortaya koymaktadır.

  Bugün hizmet iş kolunda 90’li yıllarda başlayan özelleştirme ve taşeronlaştırma 2000’li yıllarda sürecini tamamlamış durumda. Buna dönemde yapılan iş yasası ve yerel yönetim yasası ile bu kuralsızlık kurallaşmıştır.

  2000 yılından bu yana belediyelerden çıkartılan işçi sayısı yaklaşık 10 bin kişi civarındadır. 90’lı yıllarda belediyelerde çalışan toplam işçi sayısı 270 bin içerisinde iken bunun 170 bin sendikalı idi. bugün çalışan yaklaşık 500bın işçi içerisinden üç işçi konfederasyonun üye sayısı 135 bin civarındadır. Aradan geçen 20 yıl işçi sayısını %100 arttırırken sendikalı işçi sayısında ise aynı oranı bile koruyamamıştır. Üstelik bu alanın siyası olarak yerellerde olması gibi avantajları olmasına karşın bunlar olmaktadır. Verilen rakamlar dışındada yaklaşık olarak 800 bin kişi güvencesiz olarak çalıştığı görülmektedir.  Asıl gücün önemli bölümü de burada durmaktadır. sendikali işçi sayısının en yüksek olduğu alan belediyelerdir. Toplamda yüzde 10 iken güvencelide yüzde yirminin üzerindedir. Üstelik bu alanda fazlaca konuşulmayan ama her gün artan özel güvenlik ile özel temizlik alanında da ciddi oranda işçi bulunmaktadır. 2009 da yapılan bir araştırma ile özel güvenlikte 400 bin kişi çalışmaktadır. Üstelik bu oran kontrolsüz bir güç olarak durmaktadır. Ve sayısı da her gün artmaktadır. Diğer bir çalışma da Özel temizliktir. Bu çalişma ile evlere büyük iş merkezleri ile hastanelerde yapılan temizlik işleridir. Net rakamlar yoktur ama esnek çalışmanın bire bir uygulandığı ve kadınların en çok çalıştırıldığı alan olarak görülmektedir. Ancak hastane ve büyük şirketlerde temizlik yapan iş yerlerinde örgütlenmek daha olanaklı görülmektedir.  Buralardaki örgütlenme ise oradaki ihtiyaçları karşılayan sendikalar dışındaki araçlarda kutlanılmalıdır. Bunlar dernekler işçi evleri gibi araçlar kullanılabilinir.  Yaratılan bu tabloyu yalnız başına başına özelleştirme ve taşeronlaştırma ile açıklanabilecek kadar dar kapsamlı ele alınamaz. Bunu dışında başta işçilerin temel örgütlülükleri olan sendikaların süreci doğru anlayamamaları, buna göre kendilerini yapılandıramamaları, sınıftan uzak durmaları bu sonuçta pay sahibidirler. Diğer ve en önemli nedeni ise işçi sınıfı hareketindeki gelişmelerin ideolojik-politik düzlemde örgütlenememesin dolayı sınıfı mevcut sarı ve bürokratik sendikal anlayışın cenderesine bıraktı.  Bu sonuçlar işçi sınıfının örgütlenememesinin önünde uzun süre engel olarak kaldı.

  Sınıf hareketindeki genel dağınıklığı fırsat bilen belediyelerde her fırsatta işten çıkarmalar kazanılmış hakları almaları giderek artmaktadır. İzmir kent AŞ, Esenyurt, itfaye, iski ile kamuoyunda yer almayan yüzlerce belediye işçilerin işten çıkarılmaları bunun sonucudur. Üstelik farklı sıyası partilerden olmaları bakımından biri AKP diğeri CHP olmaları emekçilere ayni pencereden baktıklarını bize göstermektedirler. Bir yandan bunlar olurken diğer yandan belediyeler toplu iş sözleşmelerde kendisine karşı mücadele eden sendikanın hemen alternatifi işverenler tarafından örgütlenmektedir. Bu sonuç bu alanın ayrı ve önemli bir problemi olarak durmaktadır. Bu durum daha çok sendikal rezalet olarak ta bugün sürmektedir.
Belediyelerin yanı yerellerde örgütlenmenin de bu yanıyla ayrı bir önemi bulunmaktadır. Son zamanlarda bu alanlarda direniş ve grevler giderek artmaktadır. Yerel yönetimlerin patronların sıyası olması bu alanları iki biçimde şekillendirmektedir. Birincisi sıyası olarak kadrolaşma diğeri de belediyeler kanunu sonrası bu alanların rant alanları olarak kullanılmasıdır. Bu iki durum da ortaya işe alınan işçi profilinde diğer alanlara göre daha fazla şekilsiz ve kimliğe uzak işçiler oluşturmaktadır. Buda örgütlenmede eksi avantaj olarak durmaktadır.

  Hizmet iş kolunda 90 lı yıllar hariç genel olarak bu güne kadar direnişler uzun süreli olmamıştır. Ancak son zamanlarda da giderek uzun sürece yayılan direnişleri görmekteyiz. Bu direnişler işten çıkarmalar, sendikasızlaştırma, sendika değiştirme gibi alanın durumuna uygun saldırılara karşı yapılan eylem ve direnişlerdir. Bugüne kadar yapılan bu direnişler ile bu dönem yapılan direniş ve örgütlenmelerde yeni araçlar kullanılmaktadır.
Çarşamba direnişi ispartada sendikal nedenden dolayı yapılan direniş uzun süreli sendikasızlıkla başlayan ve giderek örgütlenen bir direniştir. Lokel düzeyde iski marmaray direnişleri de sendikasız ama örgütlenmeyi direnişlerle sürdüren ve mücadele eden bir eylemdi. İş kolumuzda itfaye eylemide kısa ama etkili bir eylem oldu. Tüm bunlar artık yerellerdeki örgütlenmeler dışında da örgütlenmeyi bize dayatmaktadır.

  Sektörel düzeyle birlikte alan örgütlenmelerinde yapılması ve üzerinde fazlaca yoğunlaşılması gerekiyor. Üstelik örgütlenmelerde alanlar arası bağ kurularak örgütlenmelerde daha fazla olanak yaratılacaktır. Günümüzde artık tek alanda mücadelenin başarılması giderek zorlaşmaktadır. Çünkü sermayenin uluslar arası dolaşımı ve üretim alanlarında buna göre olması mücadeledeki boyutu da buna göre ele almak gerektiği ortadadır.
Bunu için örgütlenmelerdeki araçlarımızda bu süreci bütünlüklü ele alan ve bütün zaman dilimi kullanacak bir tarzın oturtulması gerekmektedir. Alan ve örgütlenmede kulandiğimiz yöntemleri 287 gündür süren esenyurt direnişin ortaya bıraktığı ve çıkarılan sonuçların göz ardı edilmemesi gerekmektedir. 287 gündür sendikasızlaştırmaya ve esnek çalışmaya karşı yürütülen direniş bölgede yarattığı etki ile bir noktada önem arz etmektedir. İlk başlandığında bizlerinde kısa sürede biteceğini düşündüğümüz ancak işten atılmalar artıkça da süren ve yerele yayılan direniş birkaç evreden geçti.
Birincisi direnişler de direnişçileri tutmak onların direnişlerini sahiplenmek onlara olanak yaratarak imkânlar sağlam çok kolay değildi. Belediye iş olarak direnişte olması gerekenler bazen ağır bazen aksak ama sonuç itibariyle direnişe desteğini sağladı. Bu katkılar direnişin uzun vadeli yürümesine neden oldu.

   İkincisi esenyurttaki mücadeleyi yerellerdeki geniş emekçilerle ortak mücadele edilerek mücadelenin yereldeki kamuoyu ile haklı zemine oturmasını sağladık. Ayrıca yereldeki sınıf dostlarını bu sürecin tarafı yaptık bunu niçin bir platform kurduk. Bu sürecin üzerine direnişi oturtuldu.
Üçüncüsü direnişin yereldeki emekçilerle ortaklaşması ile direnişte dayanışma yanın gelişmesini sağlandı. Dayanışma yanı gelişen her durumda ona sahiplenmeyi getirdi. Sahiplenme ise direnişin sürdürülmesini ve güçlenmesini sağladı.

  Bunlar direnişin başlarken düşünülen araçlardı ama direniş boyunca yapılanlar ise 

 1 Bizler esenyurtta 287 güne giren direnişi yereldeki halkında desteğini alarak zaman zaman eylem ve etkinliklere yansıttık. Belediye başkanı küfür etti. İşçilere saldırdı. Pankartlarımızı yırttı. Ama ısrarla ve hiş acele etmeden her seferinde işçilerle bu saldırılara cevap verdik.

2 Bizler Bazen binlerce işçi ile yürüdük. Bazen daha az ama sürekli eylemler yaptık. Her hafta Çarşamba günleri yürüyüş ve basın açıklamasını 6 ay sürekliliği sağlayan bir eylem periyodu oturtuldu.

3 Biz aynı zamanda o bölgede kendimizi anlatarak belediye başkanını sıyası olarak işçi ve emekçilerin düşmanı olduğunu teşhirini yaptık. Her gittiği yerde biz yokken bile bizimle karşılaştı. Bizi duymaya başladı.  Böylece yerellerde mücadeleye geniş emekçilerin direnişlere verdikleri katkı ile direnişin daha güçlü yapılmasını sağladık.

4 Bu direnişle alanımız ve dışımızdaki geniş işçi ve emekçilerin direnişi sahiplenmesini belediyeye baskı kurmasını ve mücadeleye katılmalarını sağlayarak yerlerdeki emekçileri üretim alanlarına müdahalesini sağladık.  Bu direnişle bizler bundan böyle üretim alanlarından yaşam alanlarına yapılan müdahale ile yaşam alanlarından üretim alanlarına yapılacak müdahalenin etkisi ve yarattığı katkı ve sonucu gördük.

5 bizler bu direniş boyunca yereldeki mücadelenin oturtulması ve sendikamızın diğer üyelerinde sahiplenmesi ile direniş boyunca direnişin ihtiyaçları karşılandı direnişçilerin ekonomik katkılar sağlandı beklide direnişin uzun sürmesinin bir nedeni de dayanışmaların iyi organize olmasıdır.
İşte esenyurtta 287 gündür yürütülen direnişin kısaca öyküsü budur.
Öyleki bu direnişler büyük eylemlerin oluşmasını sağlamaktadır. Bu nedenle esenyurt bu nedenle iski bu nedenle çemen bu nedenle ups bu nedenle her küçük direnişin güçlendirilmesi ve büyütülmesi gerekmektedir.

Esenyurt direnişi, kentAŞ, itfaye, iski vb tüm direnişler alanımızdaki yeni dönemde yapılacak mücadele araçlarını da ortaya koymaktadır. Esenyurt ve itfaya işçilerin ortak yaptıkları köprü eylemi ile yeni dönemde bu tür direniş ve işgallerin giderek yaygınlaşacaktır.
2010 1 mayısında da orta çıkan işçi ve emekçiler örgütlülüklerini arıyordu. Öyle ki süreç daha hareketli ve mücadeleci bir süreç olacaktır. Mücadele edenler kazanacaktır..


Hasan Gülüm
Belediye-İş Sendikası İstanbul İki Noolu Şube Başkanı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
www.bisenikinolusube.com